İstiklal Marşımızın Kabulünün 93.Yıl Dönümü Kutlandı…! 

İSTİKLAL MARŞIMIZ NASIL YAZILDI...?

(“Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.”) 

              Aziz ve güzel Vatanımız düşmanlar tarafından işgal edilmişti. Bize yalnız Ankara ve çevresi bırakılmıştı. Ordumuz terhis edilmiştir.

            23 Nisan 1920’ de 1.T.B.M.M. kurulmuştu. Dış temaslarda Milli Marşı ihtiyacı doğmuştu. Milli Eğitim Bakanlığınca bir müsabaka açılmıştı, kazanana 500 lira mükâfat verilecekti. Çok kısa zamanda 724 şiir gelmişti. Ama Mehmet Akif işin içinde para olduğu için yazmıyordu. Onun iştiraki için paranın verilmeyeceğine söz verilince yazdı.

            Karanlık günlerde vatanımızın kurtulacağını, varlığımızın sembolü olan ay-yıldızlı al bayrağımızın ebediyen dalgalanacağını müjdeleyen; ordumuza ve milletimize iman, ümit ve cesaret kaynağı olan İstiklal Marşımızı M .Akif 17 Şubat 1921’ de Taceddin Dergahında yazdı.Türk Milleti yok edilmek istenmektedir;akşam güneşi batmaktadır.Acaba varlığımızın sembolü olan Bayrağımız da,yıldızımız da sönecek midir? M. Akif imanla kükrüyor:

                       Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

            Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

            O,benimdir Milletimin yıldızıdır, parlayacak;

            O,benimdir; O benim milletimindir ancak!

            17 Şubat 1921 gecesi Taceddin Dergâhında merdivenden çıkınca hemen sol taraftaki küçük odada, rafta küçük gaz lambası yanmakta; yatağında yatmakta olan M. Akif uyanmış, kâğıt arıyor... yok... Eline geçirdiği kurşun kalemle yatağının sağındaki duvara dönmüş, İstiklal Marşımızı yazmaya başlamış...Sabah namazına kalkan oda komşusu Hafız Bekir Efendi (Konya Mebusu) M. Akif’i elindeki çakısı ile duvardaki kıt’ ayı kazırken görüyor.

                       Doğacaktır sana vadettiği günler Hakkın...

            Kim bilir, belki yarın...belki yarından da yakın.

            Bitişikteki Taceddin Sultan Camisinde ve diğer Camilerde hazin hazin sabah ezanları okunmaktadır.Bu ezanlar günde beş vakit dinimizin temeline,ülkemizin Müslüman ülkesi olduğuna şahitlik eder.Bu ezanlar susacak mıdır.?

            10.kıt’ ada yani son kıt’ ada M. Akif daha o karanlık günlerde ebedi müjdeyi veriyor. İstiklal mücadelesi, zafer kazanılmıştır. Nazlı hilal, şanlı hilal olmuştur. Şafak, sabah şafağıdır. Gittikçe aydınlanır, gün doğar. Bu aydınlık gönderde şanlı bayrağımız ebediyen dalgalanacaktır. Artık bayrağımıza ve milletimize bölünme ve yok olma tehlikesi yoktur.

               M. Akif İstiklal Marşını, eseri olan “ Safahat” a koymamıştır. Onu kahraman ordumuz, millete hediye ettim. Zaten O milletin eseridir. Ben yalnız gördüğümü yazdım, diyerek tevazu göstermiştir.

            1 Mart 1921,1.T.B.M. Meclisinin ikinci toplantı devresi Reis Mustafa Kemal Paşa’ nın işaretiyle Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi TANRIÖVER kürsüye gelerek marşı çok güzel bir şekilde okuyor. Marşın her mısrası, her kıt’ ası dakikalarca alkışlanıyor, meclisin tavanları sarsılıyor. Marş üç defa daha okunuyor. Bütün Meclis ayakta dinliyor ve alkışlıyor. Böylece 12 Mart 1921 günkü oturumda İstiklal Marşımız Türk Devletinin Milli Marşı olarak kabul ediliyor.

            M. Akif 1936 yılında, Mısır’ da hasta olarak yurda dönüyor. Hasta yatağında ziyaret edenler: “Acaba İstiklal Marşı yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı?” diye soruyorlar. Rahmetli M. Akif dua edercesine cevabı şöyledir: “Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın.”

            Saygılarımla...

                                                                              Osman Nuri BESİ

                                                                             İlçe Yazı İşleri Müdürü

                                                                                Yedisu/BİNGÖL

FOTOĞRAF GALERİSİ