28 ŞUBAT SİVİL SAVUNMA GÜNÜ

            Bu gün Sivil Savunma Teşkilatının 57.yılını kutlamanın mutluluğu içerisindeyiz.

            Sivil savunma kavramı: İnsanlar ve toplumlar arasındaki çatışmaların, insanlığın varoluşu ile birlikte başladığı ve en ilkel koşullardan günümüzün en modern imkânlarına kadar her türlü vasıtayı kullanarak geliştiği ve son bulmadığı bilinmektedir. Toplumların bünyeleri değiştikçe istek ve ihtiyaçları artmış, dolayısıyla kişiler ve toplumlar arasında anlaşmazlıklar meydana gelmiş, bunların çözümü için çoğu kez savaşlara başvurulmuştur. İnsanların kendi kendilerine yol açtıkları en büyük felaketlerden birisi olan savaşlar, daima çok büyük acılara, sıkıntılara, zararlara sebep olmasına ve tüm insanların bunu bilmesine rağmen maalesef günümüzde de devam etmektedir.

Savaşların yanında deprem, sel, heyelan ve yangın gibi doğal afetlerde insanların hayatını etkileyen temel faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle bölgemizle ilgili olarak bu afetlere biraz değinmek istiyorum.

            1.Doğal Afetlerin başında hiç şüphesiz deprem gelmektedir. Yedisu Jeolojik çağların gelişimi içinde büyük sarsıntılara sahne olmuş ve henüz tamamen yerleşmemiş bir kütle üzerinde olması sebebiyle devamlı olarak bu sarsıntıların acı ve sıkıntılarını çekmektedir. Doğu Anadolu’nun püskürük bir dağ kütlesi olan ve eski çağlarda Abons Mons diye adlandırılan Varto, Hınıs ve Tekman İlçelerini kapsayan bir kütle Bingöl İli’ni, Karlıova İlçesi’ni ile Yedisu İlçesi’ni de içine almaktadır. Bu kütlenin Doruk çizgisi kuzeybatı-güneydoğu doğrultusundadır. İlçemizde görülen yer yer kaymalardan anlaşılacağı üzere bu yerleşme yerlerindeki kütleler henüz oturmamış durumdadır. Deprem Afetinden korunmak için depreme dayanıklı yerlerin tespit edilerek yerleşim birimlerinin buralara kurulması temin edilmelidir. Çünkü Yedisu, Bingöl Güneydoğu Anadolu deprem kuşağı içindedir. Bölgemizde günümüze kadar birçok önemli depremler olmuştur.1949-1966-1971 yıllarında meydana gelen depremlerde çok sayıda hasar meydana gelmiş ve birçok vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. 1992 yılında meydana gelen Erzincan Depremi, 2002 Yılında meydana gelen Pülümür Depremi, 2003 Yılında meydana gelen Bingöl Depremi, 2004 yılında meydana gelen Aşkale Depreminde İlçemizde herhangi bir can ve mal kaybı olmayıp, sadece sözü edilen depremlerden etkilenmiştir.

            2.Deprem olayından önce alınabilecek en etkileyici tedbir olarak; İlçedeki kamu kurum ve kuruluşlarına ait binaların depreme karşı dayanıklılık testlerinin yaptırılmasını ve onarıma ihtiyaç duyulan binaların bir an önce onarılması zaruri görülmektedir.

            3.İlçemiz yerleşim birimlerinde görülen yer yer kaymalar ve heyelanlar üzerinde bazı yerleşim birimlerin hasar görmelerine ve sonunda bu yerleşim birimlerini terk etmek zorunda kalındığı müşahade edilmiştir. Coğrafi ve iklim şartlarının da göz önünde bulundurularak heyelan ve yer kaymalarına karşın müsait yerleşim birimlerinin tespit edilmesi gerektiği kanaatindeyim.(İlçemiz Yağmurpınar-Elmalı-Yeşilgöl-Gelinpertek Köylerinin heyelan ve çığ felaketi nedeniyle mevcut yerleşim birimlerine yakın müsait yerler tespit edilerek konut yapılmasına şimdilik Yağmurpınar köyünde başlanılmıştır. Diğer yerleşim birimlerimizde de konut yapılması için çalışmalar devam etmektedir.)

            4.Bölgemizin coğrafi konumu ve yüksek dağların bulunması ve kış aylarında fazla kar yağması nedeniyle zaman zaman çığ düşmesi meydana gelmektedir. Bu felaketin can ve mal kaybına neden olmaması amacıyla dağ eteklerine yerleşim birimlerinin yerleştirilmemesi, bu durumdaki mevcut yerleşim birimlerinin tahliye edilmesi gerekmektedir.

            5.Doğal Afetlerde olayların vukuundan önce alınacak önlemler, olay sırasında yapılacak arama-kurtarma ve yardım faaliyetleri, olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarında;”zararların asgariye indirilmesi için ilgili kamu ve özel kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri ve gönüllü kuruluşların,

kendi görev ve stratejik planlarını zamanında yapmalarını, kurumların ve halk kesimi ile ilgili koordinasyonun sağlanılmasını, doğal afetlerin neler olabileceği hususunda yerinde inceleyerek tespit edilmesini, doğal afetlerin meydana geldiği anda yapılacak müdahale ve stratejik planlamalarının yapılması amacıyla ilgili kuruluşlarca gerekli araç-gereç, personel ve ödeneğin zamanında temin edilmesinin zaruri olduğu görüş ve kanaatindeyim.”

             Deprem ile ilgili Yedisu İlçesi hakkında değinmek istiyorum:

             Bingöl İli Türkiye’ nin en önemli aktif fay zonları olan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) ve Doğu Anadolu Fay Zonu (DAFZ) kesişme noktasında yer alır. KAFZ ve DAFZ Bingöl İlinin Karlıova ilçesinde kesişir. Yedisu ilçesi kesişme noktasının batısında KAFZ üzerinde yer alır. KAFZ Kargapazarının kuzeybatısına doğru uzanarak Yedisu ilçesi üzerinden Erzincan’ a doğru devam eder.

 

Karlıova Bingöl ve Kiğı üçgeni içerisinde tarih boyunca pek çok yıkıcı deprem meydana gelmiştir.                       

           - Yedisu bölgesi açısından en önemli nokta 65 km uzunluğunda olan Yedisu segmenti üzerindeki en son depremin 23 Temmuz 1784 yılında olmuş ve 5000 kişinin can kaybına neden olmuştur.

            - 17 Ağustos 1949 Kaynarpınar depremi, 38 km uzunluğundaki Elmalı-Aktaş fay segmentinin aktif hale gelmesiyle 300 can kaybı meydana gelmiştir.

            - 1939 ve 1992 yıllarında Erzincan İlinde meydana gelen deprem ile burada kırılmayan fay parçalarından bir kesimi kırılmış, ancak Yedisu segmenti kırılmamış ve üzerindeki enerji birikimi daha da artmıştır.

            - Yedisu segmentinde 1784 yılından bu yana yani 225 yıldır deprem olmamaktadır. KAFZ üzerindeki büyük depremlerin tekrarlanma periyodunun yaklaşık 200-250 yıl olduğu düşünülürse Yedisu segmenti üzerinde yakın gelecekte büyük bir depremin beklendiği açıktır.

            SONUÇ : KAFZ 1939 yılında başlayan deprem süresi ile Karlıova’ ya kadar kırılmıştır, ancak Yedisu segmenti kırılmadan kalmıştır. Sismik boşluk olarak adlanan bu segmentin doğal süreçte 1900 lü yıllarda başlayan seri içinde kırılması gerekirken kırılmamış olması segmentin kırılma riskinin çok yüksek olduğunu göstermektedir.

            2005 yılında meydana gelen 5.7, 5.9, 5.5, 5.7, 5.3 büyüklüğündeki Karlıova depremlerinin Yedisu segmenti üzerindeki enerjiyi artırması kuvvetle muhtemeldir.

            KAFZ üzerindeki deprem tekrarlanma aralığı bazı istisnalar dışında 200-250 yıl arasında değişmektedir. Yedisu segmenti üzerindeki en son büyük depremin 225 yıl önce meydana geldiği bilinmektedir.

            Tüm bu bilgiler ışığında yakın gelecekte Yedisu segmenti üzerinde 7 den büyük bir deprem olma olasılığının yüksek olduğu açıktır. Bu büyüklükte bir deprem Yedisu ilçesine ve çevresine önemli hasarlara ve can kayıplarına neden olabilir.

             Yedisu İlçesinin böyle bir depremden en az hasarla kurtulabilmesi için bölgede yapılacak detaylı bilimsel çalışmalar ile deprem tehlikesinin net olarak ortaya koyması, gerekirse yeni yerleşim alanlarının belirlenmesi ve buralara deprem konutları çalışmasının ivedilikle başlatılması gerekmektedir.

            Yedisu ilçesinde afet nedeniyle (deprem-çığ-sel-gibi nedenlerden) hak sahibi 233 adet afet konutu bulunmaktadır. Bu konutların tamamı EYY’ li olup evini yapana yardım metoduyla hak sahipleri tarafından yapılmaktadır. Bugüne kadar bu metodla yapılan ve biten konut sayısı 245, devam eden 7 bulunmaktadır. 2005 yılında vatandaşlarımıza 206 adet çadır dağıtılmıştır.

            Bilgilerinize arz ederim. 28.02.2016

Segment: kırılan her bir fay parçasının çevresindeki fay parçalarına denir.

 

                                                                                                          Osman Nuri BESİ

                                                                                                      İlçe Yazı İşleri Müdürü

FOTOĞRAF GALERİSİ